2024 Askerlik Ne Zaman? Bir İzmirli Gencin Askerlik Güncesi
İzmir’de yaşayan biri için, yazları 40 derece sıcağın altında sırtına çantayı atıp sahile gitmek bir gelenek gibidir. Ama nedense bu gelenek, her zaman biraz da korku ve belirsizlikle harmanlanır: 2024 askere ne zaman gideceğim? Evet, o garip soruyu her an kafamda dönüp dururken, bir yandan da “Ne zaman?” sorusunu, sanki bir gününe karar verilebilecek bir şeymiş gibi hep erteliyorum.
Her şeyin başlangıcı da şöyle oldu aslında… Geçen yıl, bir akşam arkadaşlarla eğlenip sohbet ederken, gündem bir anda askerlik konusuna geldi. Tabii, herkesin en büyük derdi, “Acaba 2024’te ben ne zaman askerim?” sorusuydu. Hani bazı insanlar için “askerlik” çok ciddidir. Ama bana sorarsanız, bu mesele daha çok komik bir dramaya dönüşür.
Önce arkadaşım Ahmet, “2024 askere ne zaman gidecek?” sorusunu sordu. Cevabımı beklemeden, “Abi, Mart falan diyorsundur herhalde?” dedi. Yani adam, 25 yaşındaki beni sanki 18 yaşında bir çocukmuş gibi tahmin etti! O an gerçekten çok güldüm ama sonra düşündüm de, haklıydı galiba. Çünkü biz İzmirli gençler için askerlik konusu bir dönem çok belirsiz bir hal alabiliyor.
Askere Gitme Tarihinden Korkarken “Erteleme” Dönemi
2024’te askere gitme tarihi belli değil, ama işin komik tarafı da şu: “Bu sene de gitmem” düşüncesi hep kafada. Geçenlerde sosyal medya üzerinden paylaşım yapan bir arkadaşıma yazdım: “Ya askere gitme tarihim ne zaman?” O da bana şunu yazdı: “Yazın gidersin, abi.” İnanın, o kadar kafam karıştı ki! O kadar doğal bir şekilde söyledi ki, sanki askere gitmek bir yaz tatili gibi bir şeydi. Sonra birkaç saat düşündüm: “Ya, ben gitsem ne olur? Yoksa askerliğin keyifli taraflarını da görecek miyim?”
Ama tabii, bütün bunları düşünürken, içimde bir korku var. Bir türlü askere gitme günümün geldiğini kabul etmek istemiyorum. Yani aslında “Ne zaman gideceğim?” sorusu, yalnızca bir tarih değil; bir belirsizlik ve aceleyle karar verilmiş bir hayat meselesi gibi geliyor.
Askerlik Konusunun Gerçek Yüzü: Korkular ve Çıkışlar
Askerlik, sadece askere gitmekten ibaret bir şey değil tabii. O kadar çok detay var ki… Geçen gün yine Ahmet’le konuştuk, “Abi, askerlikte başımıza ne gelir?” dedim. O da hemen cevapladı: “Ya, abi, orada birbirimizi tanıyıp sıkı dost olacağız! Fark ettin mi, askerlik dostlukları falan var ya, o kadar efsane olur ki!”
Kısa bir sessizlik oldu, ben “Hadi be, çok klişe” diyemedim. Ama gerçekten de bir noktada, “askerlik” ve “dostluk” arasında bir paralellik var gibi hissettim. Ama hâlâ o gün gelene kadar, bu dostluklar biraz daha teorik kalıyor.
Bir de o meşhur korkular var ya… İşte o “acemi birliğinde eğitmenle kavga eder miyim?” sorusu var. Veya o “yemekler gerçekten o kadar kötü mü?” düşüncesi! Eğer düşüncelerinizi bir kenara koyup sadece somut gerçeklerle ilgilenirseniz, askerliğin güzel bir macera olabileceğini kabul ediyorsunuz.
İç Sesim ve Askerlik Stresi: Gerçekten Hazır Mıyım?
İç Sesim: “Sürekli bu soruyu düşünmekten gına geldi. 2024 askere ne zaman gideceğim?”
İç sesimle çok vakit geçiriyorum. Sadece soruları soran bir kişi değil, aynı zamanda kendi kendime cevaplar da veriyorum. Yani o kadar fazla takıldım ki, bir süre sonra kendimi gülüp geçerken buluyorum: “2024 askere ne zaman gideceğim?” diye sormaktan içim sıkkın ama bu soru bir türlü kafamdan çıkmıyor.
Bir de o “askerlik süreci” hakkında çevremden duyduğum hikayeler var… Mesela, geçen gün Cengiz anlatıyordu, “Yemekler kötüydü, ama mükemmel dostluklar kurdum. Orada kardeş gibi olduk.” O an düşündüm, ben de tam böyle bir şey isterdim! Ama ne yazık ki, o sıcak dostlukları kurmadan önce, belki de o yaz sıcağında kış forması giyeceğim, kışın ise her şey daha da zorlaşacak. Şimdi düşününce, aslında o sıkıcı kampta yemekler biraz da eğlenceli olabilir!
Askerlik Günü Hakkında Sonu Gelmeyen Konuşmalar
Bir gün, kahvede otururken, askere gitmek üzere olan bir arkadaşım bana birden çok önemli bir şey söyledi:
Ahmet: “Abi, askerlik… senin için eğlenceli geçer.”
Ben: “Vallahi bilmiyorum ya, belki de çok sıkıcı olur. Düşünsene, bir hafta boyunca çamaşır katlamak!”
Ahmet: “Ya, abi, asıl senin o kadar fazla düşünmen işte, seni zorlayacak. Hızlıca alışacaksın.”
Ben: (İçimden) “Hızlıca alışmak? Yani askeri çamaşır katlamayı hızla öğrenebilirim de, insanları eğlendirme konusunda ne yapacağım?”
Ben: “Evet ya, o çok önemli. Askerlikte ‘komik olma’ görevi nasıl oluyor?”
Ahmet: “Vallahi o konuda ben seni çok başarılı görmüyorum, abi.”
Ben: “Peki, o zaman seni çok eğlendirememek için ne yapmalıyım? Çok ciddi olmak mı?”
Ahmet: “Hayır, ciddi olma! Ama o kadar da kafa yapma işte!”
İç sesimle bir kez daha konuşmaya başladım: “Ciddi olmamak… bir taraftan istemiyorum, ama hayat bazen kendini çok ciddiye alıyor!”
Sonuç: Askerlik, Eğlenceli Bir Korku
Aslında ne kadar komik olsa da, askerlik konusu bir türlü geçmiyor kafamda. 2024 askere ne zaman gideceğim? Bunu bilemem. Ama bir şey biliyorum: Yaşamın her döneminde bir zorluk, bir değişim olmalı. Askerlik de bu değişimin bir parçası gibi. Belki de 2024 askere gitmek, bana çok farklı bir bakış açısı kazandıracak. Kim bilir?
Bir arkadaşım bana geçen gün şöyle dedi: “Abi, korkma, en kötü askerlikte çamaşır katlarsın, iyi bir hikaye çıkar ortaya.” Ve evet, galiba gerçek şu: 2024 askere ne zaman gideceğimi bilmesem de, bu yazıya son verirken içimde bir rahatlama var. Askerlik, tam anlamıyla bana gelmeden önce, artık biraz daha eğlenceli!