Bir Kitap Kaç Kelime Olur? – Sayfa Sayısının Ötesinde Bir Gerçek Herkes bir kitap yazmanın ne kadar zor olduğunu bilir. Ancak, hiç düşündünüz mü, bir kitabın “ne kadar uzun” olduğuna dair neyin belirleyici olduğunu? Kitaplar sayfa sayısına göre mi ölçülür? Yoksa kelime sayısı mı daha doğru bir gösterge sunar? Peki ya kalite? Gerçekten 100.000 kelimelik bir kitap, 40.000 kelimelik bir kitapla aynı değeri taşır mı? Bu yazımda, kitapların kelime sayısı etrafında dönen yanlış anlamaları ve sığ kalıpları ele alacağım. Kelime Sayısı: Sayfa Sayısından Daha Fazlası İlk bakışta, bir kitabın uzunluğu genellikle sayfa sayısı ile ölçülür. Bu, hem okurlar hem de…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kafa Dengi Hangi Seviye? Filozoflar insan ilişkilerini ve bireysel varlıkları, düşünsel düzeyde ve derinlemesine tartışmışlardır. Kafa dengi olmak, bazen çok yüzeysel bir şekilde anlaşılabilirken, bazen ise derin bir felsefi sorgulamaya dönüşebilir. İnsanlar arasında benzer düşünceler, anlayışlar ve değerler etrafında kurulan bağlar, her zaman düşündüğümüzden daha karmaşık ve çok katmanlıdır. Felsefi bir bakış açısıyla, “kafa dengi olmak” ne anlama gelir ve bu anlayış, etik, epistemolojik ve ontolojik düzeyde nasıl şekillenir? Etik Perspektiften Kafa Dengi Olmak Etik, insanların doğruyu yanlıştan ayırt etme, değerler etrafında bir araya gelme ve toplumsal ilişkilerde sorumluluk taşıma biçimidir. Kafa dengi olmak, çoğu zaman benzer etik anlayışları paylaşmakla…
Yorum BırakKadılar Kaça Ayrılır? Felsefi Bir Bakış Filozof Bakışıyla Kadıların Kategorize Edilmesi Kadılar, tarihin derinliklerinden bu yana toplumların adalet mekanizmalarında önemli bir rol oynamış figürlerdir. Ancak, onların hangi kriterlere göre kategorize edileceği, sadece hukukun ve yargının değil, aynı zamanda felsefenin de ilgisini çeken bir sorudur. Filozoflar, her şeyin özünü ve anlamını sorgularlar; bu bağlamda, kadıların nasıl bir varlık olarak kategorize edilebileceği sorusu da ontolojik bir mesele haline gelir. Adaletin temelleri üzerinde düşünürken, bu mesele bize sadece hukukun sınırlarını değil, aynı zamanda insanın varlık, bilgi ve etik üzerine düşündüğü derinlikli bir alan sunar. Kadıların “kaça ayrıldığı” sorusu, tıpkı bir varlık ya da…
Yorum BırakMantar Yama İyi Mi? Bir Hikâye, Bir Karar, Bir Yola Çıkış Hayat bazen bizi öyle bir noktaya getirir ki, bir adım atmak, bir karar vermek ya da bir yol seçmek zorlaşır. İşte tam da böyle bir anda, başıma gelen bir şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sadece bir yama değil, bir kırılma anıydı. Belki de siz de bu yolda bir yerlerde bulursunuz kendinizi. — Bir Gecede Değişen Hayatlar Sabahın erken saatlerinde, hala uyku mahmuru gözlerle odama girdi. Dışarıda yağmur yağıyor, odamda ise eski kazağımın mantar tabakasına dönüşen yamasını tamir etmeye çalışıyordum. Bunu yapmaya karar verdiğimde, aklımda “ne kaybederim ki” düşüncesi vardı. Ama…
Yorum BırakLejant Diğer Adı Nedir? Ve Hangi Yanılgıları Besliyor? Lejant… Pek çok kişi bu terimi belki de daha önce duymadı ya da sadece bir harita veya grafik ile ilişkilendirmiştir. Ancak, lejantın ne olduğuna dair hepimizin kafasında net bir izlenim olduğunu söylemek zor. Aslında, lejant kelimesinin diğer adı nedir? Lejant, yalnızca grafik ve harita dünyasında değil, günlük yaşamda da belirsiz ve çoğu zaman yanlış anlaşılabilen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki, bu terimin halk arasında farklı bir şekilde algılanması ya da yanlış bir şekilde kullanılması, bilgiye erişimi ve anlayışı nasıl etkiliyor? Gelin, biraz bu sorunun üzerine tartışalım. Lejant ve Diğer Adı: Neden…
Yorum BırakLanetlenmiş Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Hepimiz bir şekilde “lanetlenmiş” kelimesini duymuşuzdur. Belki bir hikayede, belki bir filmde, ya da birinin yaşadığı zorluklardan bahsederken. Peki, gerçekten ne demek bu kelime? Lanet, sadece bir kötü talih mi? Yoksa onun arkasında çok daha derin, toplumsal yapılar ve tarihsel etkiler mi var? Bu yazıda, “lanetlenmiş” kelimesini, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden ele alacağız. Gelin, birlikte bu kavramın iç yüzünü keşfederken, toplumsal dinamiklerimizi nasıl şekillendirdiğini düşünelim. Lanetlenmiş Kavramı: Toplumun Yüklediği Bir Anlam mı? “Lanet” kelimesi, çoğu zaman kötü bir kaderi, zor bir durumu ya da kaçınılmaz…
Yorum Bırakİzafi Ölçü Ne Demek? Tarihsel Bir Bakış Tarihsel Bir Yolculuğa Çıkmak: İzafi Ölçü ve Toplumların Dönüşümü Bir tarihçi olarak, her zaman geçmişin derinliklerine inmeyi, toplumların nasıl şekillendiğini, nasıl düşünsel ve toplumsal değişimlerin bir araya geldiğini anlamayı seviyorum. Tarih, sabırlı bir araştırmacının merakını besler, çünkü her dönemin, her olayın, her düşüncenin peşinden gittiğinizde günümüzle ne kadar çok benzerlik taşıdığını keşfedersiniz. İzafi ölçü kavramı da işte böyle bir anlayışın, bir dönüşümün izini sürmektedir. İzafi ölçü, ilk bakışta basit gibi görünse de aslında insanlık tarihinin derin izlerini taşıyan bir kavramdır. Gerek bilimsel alanda, gerek felsefede, gerekse toplumsal düzeyde insanların zamanı, mesafeyi ve olayları…
Yorum Bırak“İtibaren” O Gün Dahil Mi? Dilsel ve Kavramsal Bir İnceleme Giriş: Kelimenin Kökeni ve Dil Bilimsel Konumu “itibaren” Türkçede yaygın olarak kullanılan bir zarftır. Türk Dil Kurumu’na göre anlamı “‑den başlayarak, ‑den beri” şeklindedir. :contentReference[oaicite:1]{index=1} Arapça kökenli “iʿtibāren” kelimesinden gelmekte olup, dilimizde özellikle zaman ve mekan bildirimi bağlamında işlev görür. :contentReference[oaicite:2]{index=2} Peşinen şunu belirtmek gerekir: “itibaren” ifadesinin kullandığı bağlam ve metnin niteliği sonucunda “o gün dahil” anlamının ortaya çıkıp çıkmayacağı değişkenlik gösterebilir. Bu yazıda konunun tarihsel arka planından başlayarak, günümüzdeki dilbilimsel ve yazım pratiklerine kadar bir inceleme yapacağım. Tarihsel Arka Plan: “İtibaren” Kullanımının Serüveni Osmanlı Türkçesinde ve erken Cumhuriyet dönemi metinlerinde, “itibaren” daha çok…
Yorum BırakHz. Adem’in Hangi Çocuğu Öldü? Felsefi Bir Bakış Açısıyla İnsanın Kaderi Üzerine “Hayat ve ölüm arasındaki denge ne kadar kırılgan olabilir? Her birey, yaşamın amacını ve sonrasını sorgularken, tarihsel bir figür olan Hz. Adem’in çocukları üzerinden bu sorulara ne gibi cevaplar bulabiliriz?” İnsanın doğası, varoluşu, yaşamı ve ölümü her zaman sorgulanan, üzerinde pek çok felsefi düşüncenin şekillendiği bir konu olmuştur. İnsanlık tarihi boyunca, dinler, mitolojiler, felsefi akımlar ve bilimsel teoriler bu soruları cevaplamaya çalışmıştır. Fakat bir şey kesindir: İnsan, ölümle yüzleşmek zorundadır. Felsefenin temel taşlarından biri olan varlık anlayışını, ontolojiyi, insanın ölümle olan ilişkisinin sorgulanması üzerine temellendirmek mümkündür. Bugün bu…
Yorum BırakHer Şeye Kadir Olmak Nedir? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Siyaset biliminin derinliklerine inildiğinde, iktidar ve güç ilişkilerinin toplumsal düzen üzerindeki etkileri, bazen karmaşık ama bir o kadar da önemli bir konu olarak karşımıza çıkar. Güç, sadece bir hükümetin ya da siyasi liderin elinde değil; aynı zamanda toplumsal normlar, kurumlar, ideolojiler ve bireyler arasındaki ilişki ağlarında da yer alır. Her şeye kadir olmak ifadesi, bu güç ve iktidar ilişkileriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu kavram, bir bireyin ya da grubun her şeye hükmedebilme, her durumda kontrolü elde tutabilme gücünü simgeler. Ancak bu gücün ne kadar derin olduğu,…
Yorum Bırak