Forbes 500 Neye Göre Belirlenir? Bir Genç Yetişkinin Gözünden
Merhaba, ben İzmir’de yaşayan 25 yaşında bir genç yetişkinim. Dışarıdan bakıldığında her şeyim “rahat, esprili, her an neşeli” gözükebilir. Ama işin içine girdiğinizde, özellikle biraz “fazla” düşünen bir insan olduğumu fark ediyorsunuz. Yani, akşam bir arkadaşla dışarı çıktığımda, muhtemelen bir kahve içmek yerine “Hayatın anlamı nedir?” üzerine tartışma başlatırım. Bu kadar derin düşünen birinin, bir yandan da esprili olabilmesi bence büyük bir başarı, ama neyse… Gündelik hayattan başıma gelen komik olaylarla birlikte, bir de “Forbes 500” gibi ciddiyet gerektiren bir konuyu düşündüğümde, biraz mizahi bir bakış açısı ortaya çıkabiliyor.
Hadi gel, şimdi Forbes 500’e dalalım. Ama bu, sıradan bir ekonomik analiz falan değil. Benim gibi sıradan, espri peşinden koşan birinin gözünden bakalım. Forbes 500’ün neye göre belirlendiğine dair doğru dürüst bir açıklama yapmak ne kadar zor olabilir ki, değil mi?
—
Forbes 500: Bir Statü Simgesi Mi, Gerçekten Bir Başarı Mı?
İlk sorum şu: Forbes 500’e girebilmek için ne yapmak gerekiyor? Hadi, mesela, ben burada bir restoranda garsonluk yapıyorum. “Forbes 500’e girebilir miyim?” diye düşünürken, cebimdeki bozuk paraları sayıp duruyorum. “Ya ben aslında çok zengin biriyim, sadece biraz dikkat eksikliği var.” Ama bir an duruyorum ve gerçekleri kabul ediyorum: Forbes 500’e girmek için, gerçekten çok sağlam bir iş yapmanız lazım. Yani, öyle garsonluk falan yaparak bu listeye girmenizi beklemek biraz iyimserlik olur.
Forbes 500, her yıl dünyanın en büyük şirketlerini sıralayan bir liste. Peki, bu liste neye göre belirleniyor? Aslında oldukça basit bir soru, ama şu esprili bakış açımla bakınca biraz kafa karıştırıcı olabilir. Her yıl, şirketlerin gelirleri, piyasa değeri, kâr marjları ve hatta yönetim biçimleri gibi pek çok farklı faktör göz önüne alınıyor. Yani, sadece “çok para kazanmak” yetmiyor. Şirketin bir şekilde büyüme potansiyeline sahip olması, globalde büyük bir etki yaratması da önemli.
—
Bunu Hedefleyen Bir İş Adamı Olmak: Günlük Hayatta Forbes 500
Öyle bir iş adamı düşünün ki, her sabah kalktığında yüzüne “Forbes 500” yazan bir tişört giyiyor. Hedefim o listeye girmek. Ama yolda bir kafede bir latte almak için 5 lira bozuk para ararken, biraz hayal kırıklığına uğrayabilir. Çünkü gerçekten büyük bir iş adamı olabilmek için, her şeyin başı sağlam bir iş anlayışına sahip olmak. O an biraz üzülüp, “Ben neden başarılı olamıyorum?” diye soruyorum. O zaman iç sesim devreye giriyor:
İç Ses: “Çünkü bir garson olarak, Forbes 500’e girebilmen için önce birkaç milyar dolar kazanman gerek!”
Ben: “Valla bir su alırken bile tereddüt ediyorum, nasıl milyar dolar kazanacağım?”
Ama işte, bu esprili bakış açısı önemli. Çünkü gerçekçi olalım: Eğer “Forbes 500” hedefiniz varsa, bunun için sağlam bir plan ve strateji yapmanız gerekiyor. Yani, sabahları yataktan kalkarken şöyle diyebilirsiniz: “Bugün milyarlar kazanacağım” ama o parayı kazanmak için gerçekten iyi bir iş yapmanız şart. Yani sadece parayı sevmeniz değil, o parayı ne yapacağınızı da iyi bilmeniz lazım.
—
Forbes 500’e Girebilmek İçin Gerekli Adımlar
Şimdi, biraz daha ciddi bir şekilde olaya bakalım. Gerçekten Forbes 500 listesine girebilmek için neler yapmanız gerektiğine odaklanalım. Listeye girebilmek için aşağıdaki temel unsurlar gerekiyor:
1. Gelir ve Ciro:
Bir şirketin Forbes 500’e girebilmesi için, yıllık geliri çok yüksek olmalı. Bu genellikle milyarlarca dolar civarında bir gelir anlamına geliyor. Hani, bazen ben de içimden “Gelir değil, şans var ya şans!” demekten kendimi alamıyorum. Ama şansla da olmuyor. Şirketin bir noktada finansal olarak güçlü bir temele dayanması gerekiyor.
2. Piyasa Değeri ve Kar Marjı:
Bu, şirketin değeri ve kâr marjı ne kadar yüksekse, o kadar üst sıralarda yer alacağı anlamına geliyor. Yani, bir şirketin pazar payı ve karı ne kadar artarsa, listede o kadar iyi bir sırada yer alır. Bu durumu bazen şu şekilde özetliyorum:
Ben: “Yani, eğer kafenin sattığı kahveler milyonlarca insana hitap ederse, Forbes 500’e girmem an meselesi mi?”
İç Ses: “Evet ama o kahvelerin fiyatlarını milyar dolarlık şirket seviyesine getirebilecek misin? Biraz zor…”
3. Global Etki ve İnovasyon:
Bir şirketin globalde etkili olması ve inovasyona yatırım yapması da önemli bir faktör. Bu, sadece bir ürün satmakla olmuyor; şirketin dünya çapında nasıl bir etki yarattığı da göz önünde bulunduruluyor. Mesela, benim düşündüğümde “Şirketim” dediğimde aklıma ilk gelen şey, yeni bir kahve çeşidi icat etmek olsa da, o kahve çeşidi gerçekten dünya çapında büyük bir etki yaratmalı. Ancak o zaman, “Evet, ben de Forbes 500’deyim!” diyebilirim.
—
Bir Genç Yetişkinin Forbes 500’ü Anlaması
Gerçek şu ki, Forbes 500’e girebilmek için sadece zeki olmak yetmiyor. Yani, ben de hayatımda birkaç kez “gerçekten zeki bir insanım” dedim, ama bazı anlarda öyle bir şey yaptım ki, “Bu kadar zeki bir insanın bu hatayı yapması da mı normal?” diye düşündüm. Bir nevi hayat biraz da şans meselesi. Tabii ki çaba da önemli. Ama şans, cesaret, akıl, yetenek ve fırsatların birleşmesi gerekiyor.
Ben: “Yani ben, o milyonlarca doları kazanacak kadar akıllı değil miyim?”
İç Ses: “Akıllısın ama, o parayı kazanacak kadar sabırlı ve kararlı olman gerek.”
—
Sonuç: Forbes 500 ve Hayatın Gerçekleri
Sonuç olarak, Forbes 500’e girebilmek, kesinlikle büyük bir başarı. Ama bu başarı, çok sağlam bir iş modeline sahip olmakla, büyük bir etki yaratmakla, globalde tanınmakla, ve en önemlisi de doğru adımlar atmakla elde edilir. Yani, sadece zengin olmak değil, gerçekten büyük bir iş yapmak ve her şeyi iyi planlamak gerekiyor. Şans ve cesaret, bir araya geldiğinde ise, işte o zaman Forbes 500’e girmek çok daha kolay hale geliyor. Tabii, o listeye girmek için daha çok çaba sarf etmem gerekiyor, ama şunu unutmayın: Bir gün belki orada yerimi alırım. Yeter ki sabırlı olayım… ve bu sabrı bulmak bazen gerçekten zor!