İçeriğe geç

Dinde mitoloji var mıdır ?

Dinde Mitoloji Var Mıdır? Mahalle Kahvesinden Antik Tanrılara Uzanan Garip Yolculuk

Bugünkü makalemizde “Dinde mitoloji var mıdır” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz.

İzmir’de yaşayıp da fazla düşünmemek mümkün değil. Kordon’da çekirdek çitleyen adam bile bir noktada denize bakıp “Hayat ne abi ya?” moduna giriyor. Ben geçen gün Alsancak’ta arkadaşlarla oturuyorum. Masada klasik muhabbet dönüyor: ekonomi, eski sevgililer, boyoz neden bu kadar pahalı oldu falan… Derken bir arkadaş ortaya bombayı bıraktı:

— “Olum dinde mitoloji var mıdır?”

Masada bir sessizlik.

Garson bile sipariş alırken yavaşladı. Çünkü bu soru var ya, tam insanların çay içerken filozofa dönüştüğü sorulardan biri. Bir anda herkesin içinde gizli bir tarihçi, gizli bir ilahiyatçı ve biraz da komplo teorisyeni ortaya çıkıyor.

Ben de o an düşündüm. Çünkü benim kafa şöyle çalışıyor: Dışarıdan bakınca sürekli şaka yapan adamım ama içimde gece 03.17’de tavana bakıp “Acaba insanlık neden sürekli semboller üretmiş?” diye düşünen biri yaşıyor. Yorucu.

Dinde Mitoloji Var Mıdır? Önce Şu “Mitoloji”yi Bir Dövelim

Şimdi mesele şu: İnsanlar “mitoloji” kelimesini duyunca direkt akıllarına yıldırım atan kaslı tanrılar geliyor. Zeus sinirleniyor, gök gürlüyor falan. Marvel filmi gibi.

Ama mitoloji sadece “uydurma hikâye” demek değil. En büyük yanlış burada başlıyor. Mitoloji; toplumların evreni, hayatı, ölümü, iyiliği, kötülüğü ve insanın dünyadaki yerini anlamlandırmak için oluşturduğu anlatılar bütünü aslında.

Yani bugünün “caps kültürü” neyse eski çağın mitolojisi biraz oydu.

Düşünsene… Şu an insanlar Twitter’da iki cümleyle evren teorisi kuruyor. Eskiden adamlar mağara duvarına çizim yapıp “Güneş bugün doğdu çünkü gök tanrısı mutlu” diyordu. İnsanlık hep açıklama aramış. Sadece yöntem değişmiş.

İnsan Beyni Boşluk Sevmiyor

Bak bu çok acayip bir şey. İnsan beyni gerçekten boşluk sevmiyor. Açıklayamadığı şeye hikâye yazıyor.

Çocukken elektrikler kesilince:

“Kesin trafoda patlama oldu.”

Mahallede biri ortadan kaybolunca:

“Kesin mafyaya bulaştı.”

Kedim üç saat eve gelmeyince:

“Bu hayvan kesin başka aile kurdu.”

Beyin böyle çalışıyor işte.

Eski toplumlarda da doğa olayları, ölüm, hastalık, yıldırımlar açıklanamıyordu. İnsanlar da bunları anlamlandırmak için hikâyeler oluşturdu. İşte mitoloji biraz burada doğuyor.

Peki Dinle Mitoloji Aynı Şey Mi?

İşte kritik nokta burada.

Bir dine inanan kişi için kendi dini “hakikat”, diğer toplumların anlatıları “mitoloji” gibi görünür çoğu zaman. Ama dışarıdan, akademik açıdan bakıldığında birçok dinde mitolojik unsurlar bulunduğu söylenebilir.

Bak “mitolojik unsur” demek direkt “uydurma” demek değildir. Bunu ayırmak lazım.

Çünkü dinlerde semboller, metaforlar, olağanüstü olaylar, kutsal anlatılar, kozmik mücadeleler vardır. Bunlar mitolojik yapı taşlarına benzer.

Mesela düşün:

  • İyilik ve kötülüğün savaşı
  • İnsanlığın yaratılışı
  • Büyük tufan anlatıları
  • Melekler, cinler, ruhani varlıklar
  • Kıyamet senaryoları

Bunların çoğu farklı toplumlarda farklı şekillerde tekrar eder.

Ve dürüst olayım… İnsan bunu fark edince biraz afallıyor.

Çünkü çocukken din dersinde duyduğun şeylerle tarih kitaplarında okuduğun eski uygarlık hikâyeleri arasında bazen beklenmedik benzerlikler çıkıyor.

O an insanın iç sesi devreye giriyor:

“Bir dakika… Bu hikâyeyi başka yerde de mi görmüştüm ben?”

Sonra telefonu kapatıp gidip tost yemeye karar veriyorsun çünkü beyin fazla ısındı.

Tufan Hikâyeleri ve İnsanlığın “Su Baskını Travması”

Bak şimdi… Dünyanın birçok kültüründe büyük tufan hikâyesi var.

Sümerlerde var.

Yahudilikte var.

Hristiyanlıkta var.

İslam’da var.

Bu çok ilginç değil mi?

Bazen düşünüyorum; insanlık geçmişte öyle büyük seller yaşadı ki herkes bunu nesilden nesile anlattı herhalde. Çünkü ortak korkular kolay kaybolmuyor.

Biz daha İzmir’de iki damla yağmur görünce:

“Eyvah Konak gidiyor.”

moduna giriyoruz.

Antik insanlar düşün artık.

Dinde Mitoloji Var Mıdır Sorusu Neden İnsanları Geriyor?

Çünkü insanlar bu soruyu genelde saldırı gibi algılıyor.

Halbuki mesele bazen sadece kültürel inceleme olabilir.

Ama konu din olunca herkesin içinde mini bir avukat beliriyor.

Bir arkadaş ortamında bu konu açılınca herkesin ses tonu değişiyor fark ettin mi?

Normalde:

“Abi bi çay daha söyleyelim.”

diye konuşan adam bir anda:

— “Mit kavramını tarihsel bağlamda değerlendirmek gerekir…”

demeye başlıyor.

Sanki TRT 2 belgeseline bağlandık.

İnanç Başka, Akademik Bakış Başka

Burada önemli ayrım şu bence:

Bir insan kendi diniyle duygusal bağ kurar.

Akademik dünya ise dinleri tarihsel ve kültürel açıdan inceler.

Bu yüzden akademisyenler bazı dini anlatıları “mitolojik motif” olarak değerlendirebilir. Bu, o dine hakaret ettikleri anlamına gelmez.

Ama internet bunu sakin konuşmayı başaramıyor.

Türkiye’de biri herhangi bir konuda:

“Bence…”

diye cümleye başlıyor.

Karşı taraf:

“Demek savaş istiyorsun.”

diye algılıyor.

Gerçekten yorucu.

Mitoloji Neden Bu Kadar Güçlü?

Çünkü insanlar düz bilgiyle yaşamıyor. Hikâyelerle yaşıyor.

Bak mesela çocukken hepimize bazı hikâyeler anlatıldı:

“Yemeğini bitirmezsen arkandan ağlar.”

“Gece sakız çiğnersen ölü eti çiğniyor gibi olursun.”

Bilimsel olarak çok saçma ama etkiliydi.

İnsan zihni hikâyeyi seviyor çünkü.

Dinlerdeki anlatılar da sadece bilgi vermek için değil; anlam, ahlak, aidiyet ve duygusal bağ oluşturmak için önemli.

Biraz da Kendimle Dalga Geçeyim

Ben bu konuları düşünmeyi seviyorum ama bazen fazla kaptırıyorum.

Geçen gece internette eski Mezopotamya inanışlarını okuyorum. Saat olmuş 02.40.

Bir anda annem su içmeye kalktı.

Beni salonda karanlıkta ekrana bakarken gördü.

— “Napıyosun oğlum?”

— “Anne Sümerlerdeki tufan anlatılarının semavi dinlerle ilişkisini okuyorum.”

Kadın yüzüme baktı.

— “Git yat psikolojin bozulmuş.”

Haklı olabilir.

Dinde Mitoloji Var Mıdır? Aslında Soru Biraz da Şu:

“İnsan neden inanma ihtiyacı hisseder?”

Bence olayın merkezi burada.

Çünkü insan sadece yaşayan bir canlı değil; anlam arayan bir canlı.

Kedi mamayı bulunca mutlu oluyor.

Biz mamayı bulsak bile:

“Peki hayatın anlamı ne?”

diye düşünüyoruz.

Büyük sıkıntı gerçekten.

İnsanlık tarih boyunca korkularını, umutlarını ve bilinmezliklerini anlatılarla şekillendirmiş. Dinler de bu anlam arayışının önemli parçalarından biri olmuş.

Bu yüzden mitolojiyle din bazı noktalarda temas ediyor olabilir. Çünkü ikisi de insanın evreni anlamlandırma çabasından besleniyor.

Modern İnsan Çok Farklı mı Sanıyoruz?

Aslında değiliz.

Bugün hâlâ insanlar burç yorumuna göre sevgili seçiyor.

Adam diyor ki:

“Akrep burcuymuş abi yürümüyor.”

Koskoca ilişkiyi Mars retrosuna bağladık.

Antik çağ insanı görse:

“Bizden biri lan bu.”

derdi.

Yani sembollere ve görünmeyen anlamlara inanma eğilimi hâlâ bizimle.

Mitolojiye Gülüp Geçmek Kolay Ama…

Bence mitolojiler insanlığın bilinçaltı gibi.

Orada korkular var.

Felaketler var.

Aşk var.

Kibir var.

İhanet var.

Ölüm korkusu var.

Bugünkü diziler neyse eski çağın mitolojileri biraz oydu aslında. Tek fark bütçe düşük, CGI yok.

Ama duygular aynı.

Hatta bazen düşünüyorum… Bin yıl sonra bizim dönemimizi inceleyen insanlar ne diyecek?

“Bu toplum sürekli kısa video izleyip aynı şarkıyla dans ederek iletişim kuruyordu.”

Çok utanç verici bir arkeolojik miras bırakıyoruz olabilir.

Dinde Mitoloji Var Mıdır Sorusunun Net Cevabı

Bu sorunun cevabı bakış açısına göre değişiyor.

İnanan biri için dini anlatılar kutsal gerçekliktir.

Tarihsel ve kültürel açıdan bakan biri ise dinlerde mitolojik unsurlar bulunduğunu söyleyebilir.

İki yaklaşım da kendi içinde farklı bir zeminde duruyor.

Bence önemli olan şey şu:

İnsanların inançlarına tepeden bakmadan konuşabilmek.

Çünkü internette herkes birbirine bağırıyor ama kimse gerçekten düşünmüyor.

Halbuki bazen sakin sakin konuşunca çok ilginç şeyler fark ediyorsun.

“Dinde mitoloji var mıdır” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Gazilerplastik ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Sonuç: İnsanlık Biraz Hikâye Anlatmadan Yaşayamıyor

Galiba benim vardığım yer şu:

İnsan türü hikâyesiz yaşayamıyor.

Dinler, mitolojiler, destanlar, efsaneler…

Hepsi insanın “Ben kimim?”, “Nereden geldim?”, “Öldükten sonra ne olacak?” sorularına cevap arama çabası.

Ve dürüst olayım…

Bu sorular bazen gece yatarken benim de kafama çöküyor.

Sonra ben ne yapıyorum?

Telefonu bırakıp mutfağa gidiyorum.

Buzdolabını açıyorum.

Boş boş ışığa bakıyorum.

Çünkü Türk insanının varoluşsal kriz çözme yöntemi budur.

Bir şey bulamayınca da geri dönüp düşünüyorum:

“Dinde mitoloji var mıdır?” sorusundan daha ilginç olan şey belki de insanların binlerce yıldır hâlâ aynı soruları sormasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://tsdyazilim.com https://grandeamore.com.tr https://finplus.com.tr Sitemap
betexper güncel girişbetexpergir.net